Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: 1 YAŞINA KADAR ÇOCUKTA BESLENME EVRELERİ  (Okunma Sayısı 761 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
MODERATÖR-1
Ziyaretçi
« : 18 Mart 2009, 14:19:08 »

1 YAŞINA KADAR ÇOCUKLARDA BESLENME EVRELERİ

0–6 AY : Çocuğun kilo alımı normal aralıkta seyrettiği müddetçe bu dönem kesinlikle anne sütü ile beslenerek geçirilmelidir. Büyüme ve gelişme eğrisine bakılarak anne sütünün yetersiz kaldığı düşünülürse bebeğin ayına ve kilosuna uygun formulalar destek ürünleri olarak devreye sokulmalıdır.

6–9 AY : Çocuğun fizyolojik gelişiminin normal seyretmesi durumunda 6. aydan itibaren ek besinlere başlanmalıdır. Ancak ek gıdalara başlansa da anne sütüne mümkünse 2 yaşına kadar devam edilmelidir.

İlk başlanacak besinlerin kıvamının yumuşak, akışkan ve kesinlikle pütürsüz olmasına dikkat edilmelidir. İlk olarak evde yapılmış yoğurt, meyve suları ve bebeğin ayına uygun tahıl içerikli kutu mamalar tercih edilmelidir. Meyve suları mevsimine göre elma, armut, portakal, kayısı, şeftali, üzüm ve havuçtan hazırlanabilir. Meyveler karıştırılmadan kullanılırsa bebeğin tercih ettiği meyveyi anlamak kolaylaşacaktır. Bu dönemde eğer bebek de kabul ediyorsa artık biberon yerine kaşığa geçilmelidir. Başlangıç için bebeğin 1–2 tatlı kaşığı alması yeterlidir.

Bebeğin yeni besin ilk verildiğindeki tepkisi diliyle dışarı itmek olabilir, bu sevmediği anlamına gelmez. Bebeklerde dillerini kullanarak besini arkaya itme ve yutma refleksi 4. aydan sonra gelişmektedir. Sabırla ve pozitif yaklaşımla tekrar denenerek bebeğin bunu öğrenmesi sağlanmalıdır. Ancak bu sürecin hem anne hem de bebek için bir mücadele ve eziyet saati olmamasına dikkat edilmelidir. Öğün olarak bebeğin yorgun olabileceği akşam saati tercih edilmemelidir. Ayrıca bebeğin çok aç olduğu saatler de seçilmemelidir çünkü açlığın verdiği huysuzlukla yeni besini kabullenmesi zorlaşabilir.

Gün içinde sadece tek bir çeşit yeni besine başlanmalı ve en az 3 gün bu besine verilecek tepki gözlenmelidir. Çünkü bazı bebeklerde başlanan bazı besinlere karşı kusma, ishal, kızarma ve kaşıntı gibi alerjik reaksiyonlar görülebilir, bu durum ise 2–3 gün içinde kendini gösterir. Bu sebeple yeni bir gıda denendikten en az 3 gün sonra başka bir yeni gıdaya geçilmelidir. Böylece oluşabilecek alerjik reaksiyonun hangi besinden kaynaklandığını anlamak kolaylaşacaktır. Eğer bebeğin bir besine karşı alerjik olduğu düşünülüyorsa bu besine 15 gün kadar ara verilip daha sonra tekrar denenmelidir. Yeni besinden sonra bebeğin kakasının kıvamı, rengi, kokusu değişebilir bu bahsedilen alerji tanımı içine dahil değildir.

Bebeğin başlanan besinleri tolere edişine ve tabii ki büyümenin normal seyredip seyretmediğine bakılarak katı besinlere geçmeye karar verilir. Katı besinlere geçiş sebze ve meyve püreleriyle yapılmalıdır. Sebzelere başlamak için mevsimine göre havuç, kabak, bal kabağı, yeşil fasulye tercih edilmelidir. Her zaman tek bir sebze pişirmekte fayda vardır. Sebzeler birbirleriyle karıştırılırsa bebek lezzet farklarını anlayamayacaktır. Ayrıca ileriye yönelik olarak damak tadını geliştirmek, sebzelere alışmasını sağlamak ve hangi sebzeyi daha çok sevdiğini ayırt edebilmek bu şekilde kolaylaşacaktır. Bebeğin sevdiği tespit edilen sebzeye daha sonra maydanoz da ilave edilebilir. Pürelerde asla tuz, şeker, baharat, koku ve tat verici herhangi bir katkı maddesi kullanılmamalıdır.  Domates, karnabahar, patlıcan, enginar, kereviz, lahana, soğan, sarımsak, bezelye, pırasa ve biber bazı bebeklerde alerji ve gazlanma yapabileceğinden bu aylarda uzak durulmasında fayda vardır.

Güzelce yıkanan sebzeler hiç parçalanmadan gerekliyse elle bölünerek pişirilmelidir. Düdüklü tencere kullanmak pişme süresini kısaltacağından besin kaybını minimuma indirecektir. Yağda eriyen vitaminlerin emilimini sağlamak için pürelere mutlaka sıvıyağ ilave edilmelidir. Yağ, sebzeler pişerken de konulabilir püre haline getirildikten sonra da... Ancak pişme sırasında sızma zeytinyağı tercih edilmemelidir eğer mutlaka sızma kullanılacaksa sonradan pürenin içine ilave edilmelidir. Bebeğin yediği sebze miktarı arttıkça bu sebze pürelerinin içine patates, pirinç, kırmızı mercimek, irmik de katılmalıdır.

Pürenin kıvamı tamamen bebeğin kabul edişine bağlıdır. Her bebek birbirinden farklı gelişim hızına sahip olduğundan kıyaslama yapmak yanıltıcı ve bazen moral bozucu olabilir. Püre kıvamını kabul etmeyen bebeklere 15–20 gün kadar çorba kıvamına yakın alternatifler sunulup sonra tekrar püreler denemelidir. Çorba suyu için devam sütlerinden, anne sütünden ve haşlanmış et sularından faydalanılabilir.

İlerleyen günlerde bu pürelere yumurta sarısı eklenmelidir. Yumurta içerdiği iyi kalite protein, demir, vitamin A ve B ‘den dolayı çocukların beslenmesinde çok özel ve önemli bir yere sahiptir. Alerji ihtimalini azaltmak için yumurtası sarısına 1/8 oranında başlanır ve 1 yaşına kadar her ay artırılarak tam yumurta sarısına ulaşılır. Ancak 1 yaşından önce kesinlikle tam yumurtaya geçilmez çünkü yumurta beyazında yüksek alerjenler bulunmaktadır. Bebek için kullanılacak yumurta sarısı için buzdolabında saklanmış, çatlak olmayan yumurta kullanılmalıdır. Buzdolabından 15 dakika önce çıkartmak haşlama sırasında çatlama ihtimalini ortadan kaldıracaktır. Güzelce yıkanan oda ısısındaki yumurta aynı sıcaklıktaki suya konur ve kaynamaya başladıktan sonra kısılarak 12 dakika kadar haşlanır. Süre sonunda sıcak sudan çıkarılıp soğuk suda bekletilir. Önerilen süreden daha uzun haşlanması durumunda yumurta sarısında bulunan demir oksitlenerek yeşilimsi bir tabaka oluşturacaktır ki bu da demirin emilimini azaltacaktır. Daha kısa süre pişirilen, sarısı hafif yumuşak kalmış yumurtada ise kronik ishale sebep olan salmonella bakterisi canlı kaldığından sadece bebekler için değil erişkinler için de sağlık sorunlarına sebep olur.

Sebze pürelerine bebeğin tüketim ve tolore ediş durumuna göre etler de ilave edilmeye başlanmalıdır. Et kıyma formunda olursa ezilmesi daha rahat olacaktır. Kıyma için de tercih yağsız tavuk, hindi veya dana eti olmalıdır. Hazır kıyma kullanılmamalı, pişirmeden hemen önce mümkünse evde kıyma yapılmalıdır. Böylece bakteri üremesi minimuma inecektir. Alerji yapabileceğinden bu aylarda kesinlikle balık başlanmamalıdır.

Meyve pürelerinde de yine mevsimine göre elma, muz, kayısı, şeftali, erik kullanılabilir. Çilek, kivi, frambuaz gibi alerji yapma ihtimali yüksek meyvelerden bu aylarda uzak durulmalıdır. Olgun meyvelerin şeker oranları yüksek olduğunda bebek tarafından daha çok tercih edilebilir. Sert olan meyveler gerekirse çok az pişirilebilir. Püre yapmak için mümkünse metal olmayan aletler tercih edilmelidir çünkü taze sebze ve meyveyle temas eden metal (bıçak, rende, ezici vb.) besin kaybına sebep olur. Eğer pürenizin kıvamını artırmak isterseniz devam mamalarından faydalanabilirsiniz.

Sebze püreleri ve çorbaları 1 gün süreyle buzdolabında saklanmak koşuluyla kullanılabilirken meyve püreleri ve suları hemen tüketilmeli tekrar kullanılmamalıdır. Saklanan çorba ve püreler de asla bir defadan fazla ısıtılmamalıdır.

Daha önce belirttik ama yine belirtmekte fayda var püre ve meyve sularına asla şeker, tuz, tatlandırıcı herhangi bir katkı maddesi ve baharat ilave edilmemelidir. Bal doğal olduğundan kullanılabilir kanısı vardır oysaki bal 1 yaşından önce kesinlikle verilmemelidir. Balda clostridium botilinum denen zehirli bakteri sporları vardır ve 1 yaşın altındaki bebeklerde öldürücü besin zehirlenmelerine sebep olur.

Bebeğin bu dönemde seçici davranması her sebzeyi ve meyveyi sevmemesi gayet doğaldır. Her sebzeyi veya meyveyi yemiyor diye bebeği zorlamak ve yorup gerginleştirmek ve daha büyük reaksiyonlara sebep olmak yerine sevdiği bilinen sebze ve meyvelerle gereksinimleri karşılanmaya çalışılmalıdır. Unutulmamalıdır ki bebekler aynı şeyleri yemekten ebeveynler kadar çabuk sıkılmazlar. Ayrıca kısa süre sonra sevmediği bir besini sever hale de gelebilirler. Bu yüzden vazgeçmeden denemeye devam edilmelidir. Tabii bu durum eskiden severek yediği bir şeyi artık yemek istememe şeklinde de gelişebilir.

Bebeğin yemeyi reddettiği zamanlarda yedirebilmek için televizyonu açmak veya türlü atraksiyonlarla ilgisini başka bir yöne çekip ağzına kaşığı dayamak hiç doğru bir davranış şekli değildir. Bunu bir silah olarak keşfeden çocuk ileride istediğini yaptırmak için bir yol olarak öğrenebilir.

Bu aylarda bebek anne sütüne ve devam sütüne devam ediyorsa ve meyve suyu da içiyorsa normal su ihtiyacı çok azdır. Günlük 1 çay bardağı kadar önerilebilir. Tabi eğer ishal ve kusma gibi su kaybını artıran bir sebep söz konusu ise su kaybı mutlaka tamamlanmalıdır.

9–12 AY : Bu aylar artık bebeğin ebeveynlerle birlikte sofraya oturmaya başlayabileceği dönemlerdir. Sofrada ona da bir kaşık verip beslenmeye aktif olarak katılması sağlanmalıdır. Artık parmaklarıyla bir şeyleri kavrayıp kendi başına yiyebileceği tam başaramasa da en azından deneyebileceği aylardır. Tabii bunu yapmadan önce bebeğin elleri her defasında mutlaka yıkanmalıdır. Çiğ olarak havuç, salatalık, elma ile başlanabilir. Ancak asla yemek yerken bebek yalnız bırakılmamalıdır.

Bu aylarda daha önceki aylarda verilmeyen sebze ve meyveler yavaş yavaş beslenme düzenine eklenerek etkileri gözlenmelidir. Bebeğin pütürü kabul ediş durumuna göre artık püreden çatalla iyice ezilerek verilmeye başlanabilir. Kıymalar da tekrar blenderden geçmeden direk olarak denenebilir.

Ekmek de artık bebeğin yemeyi deneyebileceği besinlerdendir. Ancak kesinlikle rafine undan yapılmış ekmeklerle başlanmalıdır çünkü bebeğin sindirim sistemi henüz kepek veya çavdar gibi tahılların posasını sindirmeye hazır değildir ve bunlar barsaklarında zımpara etkisi yapacaktır. Ayrıca barsaklardan demir ve kalsiyumun emilimini de olumsuz etkileyecektir. Bu sebeple 2 yaşından önce kesinlikle bu unlarla yapılmış besinler verilmemelidir.

Yine daha önceden verilmeyen bir besin olan peynire de küçük parçalar halinde bu aylardan itibaren başlanabilir. Bunu yaparken pastörize edilmiş peynir kullanıldığından emin olunmalıdır. Çiğ sütten yapılan ve taze olarak tüketilen peynirlerin bruselloz hastalığına sebep olma ihtimalleri vardır.

Bebeğin acıkma ve doyma sınırlarının yanı sıra fizyolojik gelişimi de doğru analiz edip miktarlar buna göre ayarlanmalıdır. Yemek asla ödül veya ceza unsuru olarak kullanılmamalıdır.

 

 
Logged
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.8 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC