Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: 4320 numaralı kanun  (Okunma Sayısı 690 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
MODERATÖR-1
Ziyaretçi
« : 23 Mart 2009, 10:39:38 »

Kanunlar mutlaka iyi niyetli ve bu konuda bilgili kişiler tarafından yapılıyor genel kuralı ile düşünelim.

Peki uygulama böyle mi?

Bu kanunun istatistiklerini bulmak zor. Gördüğüm kadarı ile kadınlar bu kanun hakkında sürekli bilgilendiriliyor ve kocalarına karşı kullanıyorlar. Uygulamada sadece beyan ile kocalara uyarı ve uzaklaştırma veriliyor. Burada "sadece beyan" diye vurgulamak istiyorum, tabii minareyi çalan kılıfını da hazırlıyor o başka. Hakim karşı tarafı dinlemeden beyan üzerine karar veriyor ve kuyuya atılan taş gibi 40 akıllı çıkaramıyor. Çok zor ve uzun bir süreç alabiliyor, zaten kibar ve şaşkın eşlere karşı kötü niyetle kullanıldığını düşündüğümüzde kibarlıkla ve kanundan faydalanarak durumu düzeltmeye çalışan koca mücadeleye yenik başlıyor. Bu konuda zulme uğramış erkelerin dayanışması gerekir ve ciddi bir kamuoyu oluşturmazsak sağlıklı aile ve toplum olamayacağız diye düşünüyorum. Benim önerim hakim tanıdıkları olanlar lütfen her ortamda bunu vurgulasın.
Logged
baba
Yeni Üye
*

Tecrübe Puanı 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 16


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : 26 Mart 2009, 16:51:32 »

Kanunların mutlak iyi niyetle yapıldığını elbetteki kabul etmek gerekir. Ancak Kanun başlıbaşına sorunu
çözecek kudrette olmadığından Kanunu yorumlayan ve hükmü veren Hakimlerimizle ancak can bulmaktadır.
Kanunda sabit olan filler ve bu fiillere uygulanan ceza ya da yaptırımlar vardır. Bunların yorumu ve uygulanması vazifesi de Hakimlere tevdii edilmiştir. Peki Hakimler bu yorumu yaparken nasıl hareket ederler? Öncelikle ülkemizde çok büyük bir kadın hegemonyası ve abartılmış bir kadın hakları meselesi vardır. Bence öncelikle Hakimlerimiz bu baskı altında vazife ifa etmektedir. Yani erkekler en baştan 1-0 mağlup olarak başlamaktadır. Şu ki; her konuda kadın erkek eşitliği savunulurken olay evlilik veya ayrılığa geldiğinde erkek potansiyel suçlu, kabahatli, despot, hain, vurdumduymaz, egoist ve hatta cani ilan ediliyor.
Hele bir de maddi boyutta bir çekişme vukuu bulmuşsa yıllar süren evlilik birliğinde kadının kazandığı para kadının erkeğin kazandığı para ortak oluyor ve dahası tersi gibi gözüksede edinilen mallar içinde bu geçerli. Tüm bunları afaken yazmadığımı da bilmenizi isterim. Zira bende halen bu zulüm içinde bulunan bir BABA HAKLARI savunucusuyum.
Bahse konu Kanunun uygulayıcısı Hakimlerimizin işinin gerçekten zor ve veballi bir iş olduğunu düşünüyorum. Çünki forum açılış yazısında belirtildiği gibi kadının beyanının esas sayıldığı bir ceza sistemi içerisinde hüküm vermek hayli güç bir iş. Burada Hakimlerimizin kadının kötü niyetli olup olmadığını tesbit etmesi gerekir öncelikle ki bu nasıl olur, nasıl olacak onlar bizden daha iyi bilir sanırım. Zira Kanunun iyi niyetinin lehe çevrilmesi için kötü niyetle hareket edilmektedir.
Bizi bu platformda buluşturan herkese sonsuz saygı ve savgilerimle.
Logged
MODERATÖR-1
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : 26 Mart 2009, 17:29:30 »

Her kelimesine katılıyorum, bunun yanında babaların çocuklarını görmesi de engellenmekte. Çünkü bu tür kararlar, uyarı veya evden uzaklaştırma, aile konutu olarak eve şerh koydurma şeklinde de oluyor. Hakim bu kararla sadece erkeği değil aynı zamanda çocuğu (çocukları) da babayı görmekten mahrum ederek cezalandırmış oluyor. İnsaf ve inisiyatif kadına kalıyor. Düşünebiliyor musunuz zulmü, zaten iftiraya uğramış kişi bir de evinden ve çocuğundan oluyor. Hakimlerin sadece beyana bakarak değil, karşı tarafın da savunmasını alarak karar vermesi gerekir. Eşlere ulaşılamıyor değil ki her davada. Kadınlar masum yaratıklar, hiç iftira etmezler, erkekler-daha iyi anlaşılsın diye özür dileyerek söylüyorum- öküzdürler nasıl olsa anlayışı maalesef erkek kadın topluma kabul ettirilmiş.
Logged
baba
Yeni Üye
*

Tecrübe Puanı 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 16


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #3 : 26 Mart 2009, 17:40:10 »

Çocukların babalarıyla bırakın görüştürülmemesini zaman tahdidi altında dahi görüştürlmesi kesinlikle doğru bir davranış değildir. Baba şefkatine ve sevgisine ipotek konulmuş bir çocuğun sağlıklı bir yaşama adım atabilmesi mümkünmüdür? Bunu kimse düşünmüyor ve idrak etmiyor. Neden bu kadar zor bunu anlamak?
Zaten boşanma sürecinde eşini düşman ilan eden kadının insiyatifinde bırakmakta ayrı bir yanılgı bence.
Baştan sona çelişki..
Logged
MODERATÖR-1
Ziyaretçi
« Yanıtla #4 : 26 Mart 2009, 18:34:37 »

Babayla evlatlarının kişisel ilişkisi yer, yaş, konumla ilgili olarak ufak değişiklikler göstermekle beraber çoğunlukla matbu gibi. Ayın 2. ve 4. haftası sadece Pazar. Niçin, kime göre, hangi hakla?
Logged
baba
Yeni Üye
*

Tecrübe Puanı 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 16


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #5 : 26 Mart 2009, 18:50:48 »

Neden ayın 2. ve 4. haftası sadece pazar anlayamadım. Sanırım sizde anlayamamışsınız ama.
Gerçekten de neden neye göre? Böyle bir durum kabul edilir gibi değil bence.
Özgür ve demokratik ülkenin tanımında gizli olabilirmi bu karar acaba? Üzgün
Logged
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.8 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC